|
BİLEN VAR MI ?
Kızılca köy, yenice köy,
Yukarıda Akçalar bel.
Kayraklıkda koca bir göl,
Bizim idi,bilen var mı?
Karakızda çayırlıklar,
Eski bağdaki,kavaklar.
Göçmen kuşlar leylekler,
Gelir idi bilen var mı?
İmeceydi hep işmiz,
Alacadandı bezimiz.
Eksik olmazdı gezimiz,
Bunları hiç bilen var mı?
Hallaoğlu Karahasan,
Hosafçıda kelek kesen
Kral Dayı dana besler,
Bunları da bilen var mı?
Necip Çavuş, Yanık Ali,
Düzen basardı Veli,
Ethem diye bir deli
Duyan var mı bilen var mı?
Keşiroğlu, Eyüp Mahsar,
Yemende kaldı düçar
Mehmet Emin güreş tutar
Bunları da bilen var mı?
Soğancı, Akpınar,
Karaoğlan Sonuvar,
Korede destan yazar,
Bunları bilen var mı?
Kafkasya,Balkanlarda,
Çanakkale,Kurtuluşta,
Verdik şehit her savaşta
Bunları da bilen var mı?
Dokuz sürü, bir yoz vardı,
Şimdi bir tane kaldı.
Gençleri hep gurbet aldı.
Yaşlıları soran var mı?
Azdık çoğaldık,
Şimdi yine azaldık.
Durmadan hep göç verdik,
Sebebini bilen var mı?
Dört bir yana dağıldık,
Gurbet elde yoğrulduk.
Harman olup savrulduk,
Sebebini bilen var mı ?
Şevket Kamil ilk öğretmen
Ondan önceki eğitmen
Okul idi taş değirmen
Bunları da bilen var mı
Karakoç’um dert yanarım ,
Üç söylerim bir ağlarım.
Yaraları gel saralım,
Dermanını bilen var mı ?
16.05.2007
Em. Öğrt. MEHMET KARAKOÇ
Tel : 0 543 605 1224
KÖYÜM SANA
Çal dagında keklik öter,
Bag ardında kekik biter.
Güzelligin bana yeter
Ne diyeyim köyüm sana
Yarlıcadan suyun içtim,
Gedik yardan atlı geçtim
Harımlarda arpa biçtim
Ne diyeyim köyüm sana
Yazılarda nohut yoldum
Yaz gelince çoban oldum
Çocuklugum sende buldum
Ne diyeyim köyüm sana
Irmagında balık tuttum
Çayağzında inek güttüm
Beysehir’e yayan gittim
Ne diyeyeim köyüm sana
Eski bagda bekçi oldum
Yeni bagda üzüm buldum
Halkalıda avcı gördüm
Ne diyeyim köyüm sana
Bugday arpa öz tahılın
Nohut,pancar yan ürünün
Çardaklarda var agılın
Ne diyeyim köyüm sana
Okuyanın yazanın cok
Daglılardan alırdık ok
Ne desemde faydası yok
Ne diyeyim köyüm sana
Parkların bahçelerin
Yazları geçer serin
Kuyularda suyun derin
Ne diyetim köyüm sana
Köy konağın, hanın vardı
Eski bagda tarih yandı
Bize göre bu bir şandı
Ne deiyeyim köyüm sana
Güres tutup, at yarıstık,
Çevremizle hep hep barıstık
Fakir idik cok calıstık,
Ne diyeyim köyüm sana
Akçababa Türkmen Beyi,
Üç ok kolu, kınık boyu
Selcukludur ırkı soyu
Ne diyeyim köyüm sana
Akcapınar tarihimsin,
Türk yurdudur herkes bilsin.
Karakoç’a sevgi gelsin,
Ne diyeyim köyüm sana
15.05.2007
Em. Öğrt. MEHMET KARAKOÇ
AKÇALAR
Düz ovadır toprağı,
Yaşamıştır bütün çağı,
Eski ve yeni bağı,
Benim güzel Akçalar'ım.
Tarlalarda biçer gezer,
İnci gibi buğday dizer,
Kan damlasa, can biter,
Bereketli Akçalar'ım.
Balık pekmez katığımız,
Çiçek açar kırımız,
Petek,petek balımız,
Benim güzel Akçalar'ım.
İnsanları cana yakın,
Gelmiş bura akın,akın,
Kıvrım,kıvrım akan çayın,
Benim güzel Akçalar'ım.
Akçalar'dır benim köyüm,
Selçukludur ırkım soyum,
Horasan'dan gelir suyum,
BENİM GÜZEL ANADOLUM.
08.06.2006
EMEKLİ ÖĞRETMEN
MEHMET KARAKOÇ
ÖĞRETMEN
İlmin ışıkları parıldayınca,
Bahçeler yeşerdi gül oluverdi,
Her gülün dalına bülbül konunca,
Bu vatan yükselip şenleni verdi.
Cehalet karanlık koca dağ gibi,
Çökmüş yurduma sanki kalacak,
Coştu irfan ordusu akan sel gibi,
Önümüzde karanlık boğulu verdi.
Alnımız açık,başımız dimdik,
Yurtta sağladık,kardeşçe birlik,
Yoksulluk çeksekte gelince dirlik,
Düşmanlık aradan çekili verdi.
İlim gerçektir,okuyan bilir,
Öğretmen öğretir bilgiler verir,
Karakoç göçsede neslimiz gelir,
Dertlerim burada çözülü verdi.
EMEKLİ ÖĞRETMEN
MEHMET KARAKOÇ
CUMHURİYET
Dün gibi yıllar önce,
Toplanmıştık burada,
Bugünün dertlerini,
Anlatmıştık ortada.
Hakkıdır bu bayram,
Hür olan her milletin,
Bayraklar ay yıldızlar,
Kutlanan Cumhuriyetin.
Boynuna zincir takıp,
Köle olmaz bu millet,
Çünkü esaret kalkıp,
Kuruldu Cumhuriyet.
Her zerresi kan dolu,
Var olan bu vatanın,
Tarihlere şan oldu,
Cumhuriyet Ata'nın.
EMEKLİ ÖĞRETMEN
MEHMET KARAKOÇ
NASIL KURTARDIK ?
Ankara'da Türk Ordusu kuruldu,
Her cepheye bir kumandan verildi,
Kalem kağıt masalara serildi,
Planları çize,çize kurtardık.
Kadın kız demedik; hepimiz koştuk,
Şahlandık yüce dağları aştık,
Yediden yetmişe kükredik coştuk,
Seher vakti;Allah! Allah! diye diye kurtardık.
Top attık,tüfek attık fayda vermedi,
Birimizde,hiç cepheden kaçmadı,
Elimizde tek bir tüfek kalmadı,
Sopaları vura,vura kurtardık.
Aç kaldık cephede;günlerce,aylarca,
Bildirmedik düşmana;savaş boyunca,
Sakarya'da İnönü'de,Dumlupınar'da,
Şehitleri vere,vere kurtardık.
Düşman duramadı kaçtı önümüzden,
Kan ter akıyordu yüzümüzden,
İleri! AKDENİZ diye bir ses geriden,
Yalın ayak kova,kova kurtardık.
Karakoç'm derki; vatan bölünmez,
Türk'ün ismi bu dünyadan silinmez,
Vatan bizim düşman burda gezemez,
Gezenleri boğa,boğa KURTARDIK.
MEHMET KARAKOÇ
EMEKLİ ÖĞRETMEN
|
BAYRAĞIM
Göğsünde ayyıldızın
Parlayan güneş gibi,
Üstündeki alkanın,
Bu millete can gibi.
Dalga,dalga uçarsın,
Bu yurdun tepesinde,
Hürriyeti saçarsın,
Sabahın seherinde.
Atlaslarda dizilse,
Devletlerin bayrağı,
İçlerinde bellisin,
Milletimin sancağı.
Semalarda tek uçan,
Yırtıcı bir kartalsın,
Bayramlarda yol açan,
Öncülerde fermansın.
Türk milleti altında,
Sana bakıp hız alır,
Şehitlerin bağrında,
Biçilmedik kefensin.
EMEKLİ ÖĞRETMEN
MEHMET KARAKOÇ
SEYDİŞEHİR
ARDINDAN YÜKSELİR YEŞİL BİR KALE
AŞILMAZ DAĞLARIN BEL SEYDİŞEHİR
KÜPE ,ÇELTEK ,KUĞULU VERMİŞ EL ELE
HERBİRİ BİR BAŞKA DİL SEYDİŞEHİR
BAHARDA BİR HAYAT SERPİLİR AÇAR
DALLAR MEYVE YÜKÜ KENDİNDEN GEÇER
GÖNÜLLER O ZÜMRÜT BAĞRINA GÖÇER
HER YERİN YAKAMDA GÜL SEYDİŞEHİR
EKSİLMEZ BAŞINDAN YAZINDAN KARIN
CEVİZLER KOYNUNDA O TAŞ PINARIN
MEYVE ÜZÜM YÜKLÜ ANA BAĞLARIN
GÖNLÜME DERLERKİ GEL SEYDİŞEHİR
BAĞ ,BAHÇE VELHASIL O CENNET YERLER
YORGUNLUK GAM ,KEDER ORADA DİNER
İNSANI BİR SÜRAT YÜKÜ MEST EDER
HAYALİN KARŞIMDA GÜL SEYDİŞEHİR
YURDUMUN O ZÜMRÜT ÜLKELERİNDEN
MEHMEDİ BİR ANDA YÜCE SERİNDEN
GEÇİREN BİR NEYİ SU İÇTİ SENDEN
DEĞERİN DÜNYALAR BİL SEYDİŞEHİR
GÖNDEREN: SÜLEYMAN SONUVAR
ÖĞRETMEN
Toplumun ebedi harcıdır öğretmen
Yaralı beynin ilacı öğretmen
Örerken medeniyet duvarını
Sanırsın usta duvarcı öğretmen
Sanatı en kutsal sanatkardır o
Çekse sefalet kanaatkardır o
Kesseler çeşmelerin sularını
Tükenmez arzusuyla akardır o
Öğretmen ufku gören bir çift gözdür
Kabuğu dökülmüş sıhhatli özdür
Tutarken cehaletin yularını
Söylenen en doğru sözdür
Havasız mekanın havasıdır o
Gayesiz yüreğin devasıdır o
Birleştirir vatanın yollarını
BÜTÜN GURBETLERİN SILASIDIR O
GÖNDEREN:ERSİN CEVİZ
Köyümde Yaşamak İsterim
Yine doğdu bende köyün özlemi,
Duygular doldurdu nice yüzlemi,
Sonuç verdi bunca günün gözlemi,
Köyümde yaşamak isterim dostlar.
Anamı, babamı göresim geldi,
Kardeşler, köylüler buna eklendi,
Anınca köyümün havası geldi,
Köyümde yaşamak isterim dostlar.
Var mı ki dünyada bir daha eşi?
Daha parlak görürüm orda güneşi,
Yükselir yamaçta çoban ateşi,
Köyümde yaşamak isterim dostlar.
Ufuklar aydınlık bak gökyüzüne,
Bir direnç veriyor bakmak özüne,
Anınca da yaşlar dolar gözüme,
Köyümde yaşamak isterim dostlar.
Pınarın suları kar gibi akar,
Eğilmiş söğütler, sulara bakar,
Havasında türlü çiçekler kokar,
Köyümde yaşamak isterim dostlar.
Sırayla dizilmiş dağda ağaçlar,
Dalların ucunda tazecik uçlar,
Bir yanda konmuş da ötüyor kuşlar,
Köyümde yaşamak isterim dostlar.
Çiftçisi, çobanı ne hoş köyümün,
Görmek gerek, doğa ile uyumun,
Akışına bakmak yeter suyunun,
Köyümde yaşamak isterim dostlar.
Ozan Arif köyüm der de direnir,
Yayla yaşamını gören imrenir,
Yaşlılar gençleşir, yorgun dinlenir,
Köyümde yaşamak isterim dostlar.
GÖNDEREN: MEHMET SAYGIN
ÇİLEKEŞ KÖYLÜM
Yıllar gelip geçse, bitse de asır;
Eksik olmaz senin elinden nasır.
Odaya serersin kamıştan hasır,
Vah, benim sahipsiz, çilekeş köylüm !
Çift için koşarsın tarlada atı,
Boşuna beklersin taban fiyatı.
Sürersin kağnıyı, bilmezsin yatı;
Vah, benim sahipsiz, çilekeş köylüm !
Tüfek çatar, asker oldum sanırsın;
Vergi alan tahsildarı tanırsın;
Sandıkta boşuna oy kullanırsın,
Vah, benim sahipsiz, çilekeş köylüm !
En küçük yanlışta düşersin dile,
Beslersin zengini kaymak-bal ile.
Millete efendi oldun, nafile (!)
Vah, benim sahipsiz, çilekeş köylüm !
Ağılda yatarak beslersin koyun,
Senin üzerine oynarlar oyun,
Şehre varırsan derler ki: Soyun,
Vah, benim sahipsiz, çilekeş köylüm !
Temmuz sıcağında, hasat zamanı;
Ayırırsın buğday ile samanı.
Kul Bahri`yim, bilir misin amanı ?
Vah, benim sahipsiz, çilekeş köylüm
GÖNDEREN MEHMET SAYGIN
|
| |
|