Mehmet KARAKOÇ’un Gönderdikleri

CAVCAK

Herkes bir özelliği ile yıllarca anılır, sadece yaşadığı köyde veya belde de değil geniş bir çevrede anılır.Neden Cavcak dediklerini bilmiyorum.çabukluğundan veya aceleci olduğu için mi bilmem bu isimle anılırdı.Asıl adı Ali Örnek ti. Ali Örnek derseniz kimse bilmezdi.Cavcak deyince bütün Seydişehir ,Beyşehir,Konya çevresi tanırdı.
Cavcak bizim halamız Havva ile evli idi.uzun boylu iri yapılı buğday benizli,güçlü,kuvvetli cesur çalışkan becerikli çevresine faydalı bir kişi idi.Cavcak çok iyi güreşen güreş kulüplerinde falan biraz eğitilse kesin Türkiye ve dünya çapında anılır güreşçi olurdu.Cavcak çok yönlü bir insandı hayvanların hastalığından onların eğitilmesinden tutun çilingirliğe kadar her işten anlardı.Onun dokuz on gözlü yeleği vardı.yeleğinin her cebinde bir şeyler taşırdı.Hayvanı hasta olana ilaç,kapıları kilitli kalana anahtar.ayakkabısı ve atının hamidi kopana tığ iğne ve sırım gibi şeyler bulundururdu.
Cavcak Ali dayının bir özelliği de yasak olmasına rağmen mermi dinamit gibi şeylerde el altından çevrede satardı.hatta yaşı 65 falandı jandarmaya şikayet Ediliyor mermi dinamit şu bu satıyor diye jandarma alıp karakola götürüyor.karakolda sorguya çekiyorlar bu da inkar ediyor..Karakolda 12 jandarma bir assubay yere yıkamıyorlar.Yanına yaklaşanı tutup diğerinin üstüne savuruyor.neticede zorla yere yıkıyorlar. O olaydan sonra biraz yıprandı fakat yinede cesur ve güçlü insandı.1970li yıllarda oğlu öğretmen Mümin ilk tayin yeri Diyarbakır tarafında görev yaparken kan kanserine yakalanıyor.onun için çok uğraştı kurtaramadı.Oğlunun ölümü Cavcak Ali dayıyı çok yıprattı.
Cavcak Ali Dayının bir çift atı bir de abrası vardı.her hafta Seydişehir ve Beyşehir e yolcu taşırdı.o dönemin dolmuşçusu idi..At alır at satar yani cambazlık ta yapardı.köydeki işlerini de takip ederdi bizler benim devre ve benden sonralar Seydişehir ve Beyşehir de okuduk.bizim her hafta azıklarımızı yakacağımızı harçlığımızı getiren oydu.O kar kış demez yollar karla kapalı olsa da atlarıyla bir yolunu bulur mutlaka Seydişehir e gelirdi.Harçlığımız olmazsa bizden parayı esirgemezdi.Çok değerli becerikli cesur bir insandı.yine de doksan yaşına yakın yaşadı.ölmeden O yaşında dahi bizlerle tokalaştı mı elleri çok güçlü idi.elimizi sıktı mı parmaklarımız birbirine yapışır kalırdı.Köyümüzün gelmiş geçmiş çok yönlü çalışkan cesur becerikli değerli bir insanıydı.1980li yıllarda rahmetli oldu Allah rahmet eylesin.

ÇANAKKALE DE MAMAK AHMET

1870 yılında Konya Seydişehir akçalar köyünde doğmuş halla oğlu kara hasanın küçük oğludur.o dönemde soyadı olsaydı Ahmet karakoç olacaktı.
Padişah ikinci abdulhamit döneminde 16=17 yaşlarında iken askere alınıyor askere alındığında yaşına göre biraz iri, yanakları dolgun cesur bir delikanlıymış (yanaklarının dolgunluğundan olsa gerek Mamak Ahmet demişler)Mamak Ahmet Kafkasya da askerliğini yapıyor Kafkas cephesinde Ermeni Rus harbine katılıyor.burada Ruslara esir düşüyor bugünkü Gürcistan Tiflisten esirler trene bindiriliyor Sibiryaya gönderilmek üzere yolculuk başlıyor .başlarında çeçen asıllı Rus kumandandan sen sibiryadan dönemesin sana bir iylik yapayım gece tren çeçenistan topraklarından geçerken trenden atla oralarda sığın bir yerlere
Diyor ve Ahmet ternden atlıyor karanlıkta nereye gittiğini bilmiyor.mevsimde yaz günü olunca buğdaylar biçilmiş harmanlara getirilmiş Ahmet bir buğday yığınına (lodaya) sokuluyor yorgunluk ve açlıktan orada uyuyup kalıyor gündüz olunca harmana küçük bir çocuklu genç bir gelinle yaşlı annesi geliyor Ahmet kaçmak istese de yaşlı nine buna sıcak davranıyor Müslüman Türk olunca buna sahipleniyor Ahmet bunlarla dört beş yıl yaşıyor bir çocuklu gelininde kocası Rus baskınında öldürülmüş dul kalmış. Ahmet bununla evleniyor ondan bir oğlu oluyor adını Süleyman koyuyor fakat bu hayat uzun sürmüyor yine bir Rus baskınında yakalanıyor Ahmet sibiryaya götürülüyor.1914 birinci cihan harbi çıkıncaya kadar esir kalıyor oradan Ruslar Almanlara karşı ön cephede esirler sürüyorlar Almanlarla Osmanlı müttefik olunca bu durumunu alman yetkililerine bildiriyor.onlarda bunu Türkiye ye gönderiyorlar yıllar sonra yani 25 yıl sonra akçalara gelen Ahmet 40 yasını geçmiş yıpranmış sibiryanın soğuklarında kendini üşütmüş o kadar sıkıntı onu kocatmış köyde 1 ay kadar kalıyor.köye jandarmalar geliyor Çanakkale ye asker topluyorlar buda gönüllü Çanakkale ye gidiyor böylece Seydişehir şubesinden diğer askerlerle birlikte Çanakkale ye gidiyorlar 70. alayda sığın deresinde süngü harbinde 2 temmuz 1915 de şehit oluyor şu anda mezarı Çanakkale dedir.ruhu şad olsun

MEHMET KARAKOÇ

GÖRMEYE GELDİM ÇANAKKALE

Bir baştan bir başa Geliboluyu

Eceabattan Arıburnunu

Düşmana mezar olan Anzak koyunu

Görmeye geldim Çanakkale

Her biri destan olan anıtları

Denizden karaya atılan topları

Koca Seyid’in batırdığı yatları

Görmeye geldim Çanakkale

Çadırdan kurulan hastaneleri

Üzüm hoşafının kaynadığı tencereleri

Conk bayırı sığınderede kazılan siperleri

Görmeye geldim Çanakkale

Yahya Çavuşu meçul askeri

Akçalar köyümden Mamak Ahmet

Anafartalarda Mustafa Kemali

Görmeye geldim Çanakkale

Düşmana ders veren yiğitlere

Vatanında sessiz yatan erlere

Cennette gül olmuş şehitlere

Dua etmeye geldim Çanakkale

24.03.2008 – Mehmet KARAKOÇ

Ferhat ÇİLELİ’nin Gönderdikleri

Besinlerin Bilinmeyen İlginç Yönleri…
Meyve ve sebzelerin vücudumuz için çok faydalı olduğunu biliyoruz. Peki ya bu besinlerin hiç bilinmeyen ilginç detayları olduğunu biliyor muydunuz?
• Domates aslında kirazın başka bir çeşididir. Eski çağlarda egzotik bir meyve olarak kabul edilen domatese 16. yüzyılda ‘aşk elması’ deniliyordu.
• Bir meyvenin ya da sebzenin rengi ne kadar koyu olursa besin değeri de o kadar yüksek oluyor.
• İster donmuş, ister kuru, ister konservede olsun fark etmez bütün meyve ve sebze çeşitlerini günde beş öğün tüketmek sağlıklı bir yeme alışkanlığıdır.
• ‘Diyet’ olarak satılan yiyeceklerin kalorileri içerdikleri ekstra şeker ve nişastayla hiç de düşünüldüğü kadar düşük değil. Diyet ürünleri almadan önce kalori miktarını okumayı ihmal etmeyiniz.
• Yapılan bir araştırmaya göre kahvaltıda yoğun lifli besinler (meyve ve sebzeler) tüketen insanlar mısır gevreği gibi az lifli yiyecekler tüketenlere göre çok daha dinç ve stressiz oluyor.
• Gece yemek yemenin kilo aldırdığı söylense de bilim adamları tüm gün boyunca alınan kalorilerin toplamının kilo almaya neden olduğunu ortaya çıkardı.
Donmuş yiyecekler bunların taze versiyonları kadar besleyici olabiliyor. Donmuş gıdalar özellikle de birkaç gün boyunca oda sıcaklığında tutulan taze yiyeceklerin yanında çok daha sağlıklıdır.

İlginç Gerçekler

• Zeki insanların saçındaki bakır ve çinko oranı diğer insanlarınkine göre daha fazladır.
• İki milyar insandan sadece biri 116 yaşından daha fazla yaşar.
• Dünyada, nüfusunun yarısından fazlası okuma yazma bilmeyen 22 ülke vardır. Bunlardan 15’i Afrika kıtasındadır.
• İzlanda’da üniversite derecesi olanların üçte ikisi kadındır.
• Endonezya’nın ilkokul öğretmenlerinin yarısından fazlası 30 yaşından küçüktür.
• Öğretmen olmayı düşünüyorsanız İsviçre’ye gidiniz. Bu ülkede öğretmen maaşları yılda 33,000 Amerikan dolarından başlıyor.
• Malili çocukların okul hayatı sadece 2 yıl sürüyor. Çocukların yarıdan fazlası 10-14 yaşları arasında çalışmaya başlıyor.
• İzlanda’nın işgücünün yüzde 7.8’i öğretmenlerden oluşuyor.
• Macaristan, Çek Cumhuriyeti ve Slovakya’da ortaokul öğretmenlerinin yüzde 75’inden fazlası bayanlardan oluşuyor.
• Almanya, Belçika, Macaristan ve İsveç’te insanlar maaşlarının yarısını vergi olarak ödüyorlar.
• Dünya nüfusunun yaklaşık yüzde 10’u solaktır.

Çalışmak

Çalışmak, gerçekte zahmetli değildir. Yalnız, tutulan iş ile şahsın kabiliyetleri ve zevkleri arasında uygunluk olmalıdır.
Kaynak: 1930 (Afet İnan, M.B. ve M.K Atatürk’ün El Yazıları)
İnsan, çalıştığı işin eli altında veyahut kafasının içinde eserini büyümekte ve yükselmekte gördüğü zaman ne büyük zevk duyar. Bu eser, ister çiftçinin hasadı, ister mimarın evi veyahut heykeltıraşın heykeli, ister bir âlimin veya bir sanatkârın keşfi, kitabı olsun, zevk birdir. Zevk, bütün zahmetleri, saban arkasında dökülen terleri, sanatkârın, düşünürün bazen pek elemli olan yorgunluklarını derhal unutturur.
Kaynak: 1930 (Afet İnan, M.B. ve M.K Atatürk’ün El Yazıları)
Meslek Aşkı
Eğer sizden sokakları süpürmeniz istenirse, Michelangelo’nun resim yaptığı, Beethoven’in beste yaptığı veya Shakspeare’in şiir yazdığı gibi süpürün. O kadar güzel süpürün ki gökteki ve yerdeki herkes durup, burada dünyanın en iyi çöpçüsü yaşıyormuş desin.
Kaynak: Martin Luther King
Babam bana çalışmayı, fakat işin esiri olmamayı öğretti. Şimdi okumanın, hikaye anlatmanın, şakalaşmanın, konuşmanın ve gülmenin iş kadar; hatta ondan da önemli olduğunu biliyorum.

Sigarayı bırakmak için 10 iyi neden

• Daha sağlıklı olunur.
• Daha iyi tat alınır.
• Daha iyi koku alınır.
• Paradan tasarruf sağlanır.
• Özgüven artar.
• Ev, araba ve nefesler kokmaz.
• Bebek ve çocukların sağlığı tehlikeye atılmaz.
• Pasif içicilik ortadan kalkar.
• Bağımlılıktan kurtulunur.
• Performans gelişir.
Sigarayı bırakınca
• 20 dakika sonra tansiyon ve nabız normale döner.
• 8 saat sonra vücut kendini yenilemeye başlar. Vücudunuzda oksijen artışı olur, kan oksijeni normal düzeye çıkar. Karbonmonoksit gazı azalır.
• 24 saat sonra kalp krizi riski azalmaya başlar. 1 yıl sonra yarıya düşer.
• 2 gün sonra tüm nikotin ürünleri vücudunuzdan atılmıştır. Duyu organları iyi çalışmaya başlar. Tat ve koku alma duyularınızda düzelme başlamıştır. Akciğerleriniz düzelmektedir. Cilt kendini yeniler.

Gönderen : Ferhat ÇİLELİ