Köyüm Sana

Çal dagında keklik öter,
Bag ardında kekik biter.
Güzelligin bana yeter
Ne diyeyim köyüm sana

Yarlıcadan suyun içtim,
Gedik yardan atlı geçtim
Harımlarda arpa biçtim
Ne diyeyim köyüm sana

Yazılarda nohut yoldum
Yaz gelince çoban oldum
Çocuklugum sende buldum
Ne diyeyim köyüm sana

Irmagında balık tuttum
Çayağzında inek güttüm
Beysehir’e yayan gittim
Ne diyeyeim köyüm sana

Eski bagda bekçi oldum
Yeni bagda üzüm buldum
Halkalıda avcı gördüm
Ne diyeyim köyüm sana

Bugday arpa öz tahılın
Nohut,pancar yan ürünün
Çardaklarda var agılın
Ne diyeyim köyüm sana

Okuyanın yazanın cok
Daglılardan alırdık ok
Ne desemde faydası yok
Ne diyeyim köyüm sana

Parkların bahçelerin
Yazları geçer serin
Kuyularda suyun derin
Ne diyetim köyüm sana

Köy konağın, hanın vardı
Eski bagda tarih yandı
Bize göre bu bir şandı
Ne deiyeyim köyüm sana

Güres tutup, at yarıstık,
Çevremizle hep hep barıstık
Fakir idik cok calıstık,
Ne diyeyim köyüm sana

Akçababa Türkmen Beyi,
Üç ok kolu, kınık boyu
Selcukludur ırkı soyu
Ne diyeyim köyüm sana

Akcapınar tarihimsin,
Türk yurdudur herkes bilsin.
Karakoç’a sevgi gelsin,
Ne diyeyim köyüm sana

KÖYÜM SANA

15.05.2007
Em. Öğrt. MEHMET KARAKOÇ

Ersin CEVİZ’in Gönderdikleri

Ersin CEVİZ’in Gönderdikleri

VEYSEL KARANİ
KAREN YEMEN taraflarında adı bilinmedik bir yerdir.Etrafı kum dağlarıyla çevrilidir,çoraktır,kuraktır.Ortalıkta birkaç kuyu vardır,birde ağaç.Buranın sakinleri,kervan ağırlamakla geçinirler,hayvanlarını ise ÜVEYS isimli bir çobana emanet ederler.Çoban ücret ,istemez,verenden alır.Issız vadilerde kaya kovuklarında ibadet eder,insanlar ona hep divane gözüyle bakarlar.Mübareğin ANASI YAŞLI,KÖR,HEMDE KÖTÜRÜMDÜR.Onu yedirir,içirir,paklar.Yani anasına kölelik eder.Sonradan VEYSEL KARANİ İSMİ İLE MEŞHUR OLAN ÜVEYS,Peygamber EFENDİMİZ’İN sohbetine (maddi planda)erişemez.Ama,mana aleminde çok şeylere kavuşur.EFENDİMİZLE aralarında imrenilecekbir dostluk başlar,RESULULLAH EFENDİMİZ ara sıra yüzlerini YEMEN tarafına çevirip,buyururlarki;YEMEN cihetinden rahmet rüzgarları esiyor.İHSAN ve iyilikte TABİİNİN EN İYİSİ ÜVEYS KARANİDİR.Aradan yıllar geçer,EFENDİMİZ hayatlarının sonlarına doğru mübarek hırkalarını çıkarıpH.Z.ÖMER ve H.Z.ALİ ‘YE vererek buyururlarki:BUNU ÜVEYS-İ KARANİ’YE VERİN.
RESULULLAH’IN vefaatından sonra yola çıkarlar ve tarif edilen KAREN’İ bulurlar.Oranın sakinleri,bu iki şerefli kimsenin böyle köhne bir yeri ziyaret etmesine mana veremezler.Hele ÜVEYS’İ arıyoruz,demelerine çok şaşırırlar.O DİVANENİN TEKİDİR.İNSANLARDAN KAÇAR,KİMSEYE KARIŞMAZ,AĞLADIKLARIMIZA GÜLER,GÜLDÜKLERİMİZE AĞLAR,NEŞE NEDİR BİLMEZ! aradığınız başka biri olmasın?derler.H.Z. ÖMER;bİLHASSAARADIĞIMIZ ODUR.der.Onu develerinbaşında bir sahrada bulurlar.VE MUKADDES HIRKA’YI TESLİM EDERLER.dAHA SONRA BU HIRKA ELDEN ELE GEÇEREK OSMANLI SULTANLARINA KADAR ULAŞIR,ADINA BİR CAMİ YAPTIRILIR,İŞTE HER SENERAMAZAN AYI MÜDDETİNCE,FATİH ‘TE BULUNAN HIRKA-İ ŞERİF CAMİİNDE HALKA ZİYARET ETTİRİLEN HIRKA İŞTE BU HIRKADIR…………………

ÇALIŞMAK İBADETTİR
kimseye muhtaç olmamak için çalışmak çok kıymetlidir.EFENDİMİZ (S.A.V)ESHABI KİRAMDAN MUAZ H.Z LERİ İLE MÜSEFEHA edince buyurduki,YA MUAZ ellerin nasırlaşmış,evet YA RESULLALLAH! kazma elimde toprakla meşgul oluyor ve bu sayede çoluk çocuğumun nafakasını kazanıyorum.EFENDİMİZ HZ MUAZI öpüp buyurduki;bu eli cehennem yakmaz.Yine bir gün bir genç sabah erkenden işe gidiyordu.ESHABI KİRAMDAN bazıları bunu uygun görmediler,orada bulunan PEYGAMBER EFENDİMİZ (S.A.V) BUYURDUKİ, öyle söylemeyiniz,eğer kimseye muhtaç olmamak ana babasını ve aikle efradını muhtaç etmemek için işine gidiyorsa her adımı ibadettir.Eğer kazanacağı para ile övünmek,keyf sürmek niyetindeyse şeytanla beraberdir………
HELAL LOKMA İSTEYEN ŞU BEŞ ŞEYE DİKKAT ETMELİDİR
1-Rızık peşinde koşarken ALLAHÜ TEALANIN farz kıldığı ibadetleri terk etmemelidir.
2-Kazanç için kimseyi üzmemelidir,
3-Çalışmak ile kendisinin ve aile efradının iffetini korumaya niyet etmelidir
4-Çalışırken kendini HADDİNDEN FAZLA YORMAMALIDIR
5-ÇALIŞMAYI rızık için BİR SEBEP BİLMELİDİR,fakat rızkı çalışmaktan değil,ALLHÜ TEALADAN BİLMELİDİR.

NE MUTLU ALLAH RIZASI İÇİN VATAN MİLLET İÇİN AİLESİ İÇİN ÇALIŞANLARA!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!

GÖNDEREN ERSİN CEVİZ

Çilekeş Köylüm

ÇİLEKEŞ KÖYLÜM

Yıllar gelip geçse, bitse de asır;
Eksik olmaz senin elinden nasır.
Odaya serersin kamıştan hasır,
Vah, benim sahipsiz, çilekeş köylüm !

Çift için koşarsın tarlada atı,
Boşuna beklersin taban fiyatı.
Sürersin kağnıyı, bilmezsin yatı;
Vah, benim sahipsiz, çilekeş köylüm !

Tüfek çatar, asker oldum sanırsın;
Vergi alan tahsildarı tanırsın;
Sandıkta boşuna oy kullanırsın,
Vah, benim sahipsiz, çilekeş köylüm !

En küçük yanlışta düşersin dile,
Beslersin zengini kaymak-bal ile.
Millete efendi oldun, nafile (!)
Vah, benim sahipsiz, çilekeş köylüm !

Ağılda yatarak beslersin koyun,
Senin üzerine oynarlar oyun,
Şehre varırsan derler ki: Soyun,
Vah, benim sahipsiz, çilekeş köylüm !

Temmuz sıcağında, hasat zamanı;
Ayırırsın buğday ile samanı.
Kul Bahri`yim, bilir misin amanı ?
Vah, benim sahipsiz, çilekeş köylüm

GÖNDEREN MEHMET SAYGIN

Köyümde Yaşamak İsterim

Köyümde Yaşamak İsterim

Yine doğdu bende köyün özlemi,
Duygular doldurdu nice yüzlemi,
Sonuç verdi bunca günün gözlemi,
Köyümde yaşamak isterim dostlar.

Anamı, babamı göresim geldi,
Kardeşler, köylüler buna eklendi,
Anınca köyümün havası geldi,
Köyümde yaşamak isterim dostlar.

Var mı ki dünyada bir daha eşi?
Daha parlak görürüm orda güneşi,
Yükselir yamaçta çoban ateşi,
Köyümde yaşamak isterim dostlar.

Ufuklar aydınlık bak gökyüzüne,
Bir direnç veriyor bakmak özüne,
Anınca da yaşlar dolar gözüme,
Köyümde yaşamak isterim dostlar.

Pınarın suları kar gibi akar,
Eğilmiş söğütler, sulara bakar,
Havasında türlü çiçekler kokar,
Köyümde yaşamak isterim dostlar.

Sırayla dizilmiş dağda ağaçlar,
Dalların ucunda tazecik uçlar,
Bir yanda konmuş da ötüyor kuşlar,
Köyümde yaşamak isterim dostlar.

Çiftçisi, çobanı ne hoş köyümün,
Görmek gerek, doğa ile uyumun,
Akışına bakmak yeter suyunun,
Köyümde yaşamak isterim dostlar.

Ozan Arif köyüm der de direnir,
Yayla yaşamını gören imrenir,
Yaşlılar gençleşir, yorgun dinlenir,
Köyümde yaşamak isterim dostlar.

GÖNDEREN: MEHMET SAYGIN